Türkiye’de tarım uzun yıllar boyunca geleneksel yöntemlerin gölgesinde ilerledi. Ancak son 10 yılda sessiz ama güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşümün en kritik aktörlerinden biri ise hiç kuşkusuz Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri… Kısaca TDİOSB’ler.
Ben de hem mesleki hayatım hem de danışmanlık yaptığım projeler nedeniyle bu dönüşümün tam ortasında yer alan biri olarak, bu modelin neden bu kadar önemli olduğunu anlatmak istiyorum.
Türkiye’de birçok kişi OSB kavramını sanayi üzerinden bilir. Oysa tarımda da tıpkı sanayide olduğu gibi organize üretim alanlarına ihtiyacımız var. İşte TDİOSB modeli tam da bu noktada ortaya çıkıyor: modern, planlı, kontrollü ve sürdürülebilir üretim alanları oluşturmak.
Benim için bu hikâye 2005’te Niğde Üniversitesi’nden mezun olduğum gün başladı. Jeotermal enerji üzerine yaptığım çalışmalar bir süre sonra beni tarım teknolojileri ve bölgesel kalkınma projelerine götürdü. Bugün BCD Mühendislik ile 25’e yakın TDİOSB ve OSB projesinde yer almış biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: TDİOSB modeli, Türkiye’nin tarımsal üretim geleceğinde stratejik bir kırılma noktasıdır.
Peki TDİOSB’ler neden bu kadar kritik?
Çünkü bu model, Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyelini planlı bir yapıya kavuşturuyor.
Bir bölge hayvancılık için uygunsa besi veya süt odaklı bir TDİOSB kuruluyor. Jeotermal potansiyel varsa sera TDİOSB’si ortaya çıkıyor. Su ürünleri açısından güçlü bir havza varsa orada balıkçılık TDİOSB’si kurulabiliyor. Kısacası her bölgenin doğasına uygun ihtisas modeli seçiliyor.
Bugün Türkiye’de 45 TDİOSB tüzel kişilik kazanmış durumda. Bunların 14’ü jeotermal ısıtmalı sera TDİOSB’si. Bu sayı bile Türkiye’nin sera teknolojilerinde geldiği noktayı özetlemeye yetiyor.
Modern tarım ve teknoloji artık lüks değil zorunluluk
TDİOSB’lerin en büyük gücü modern alt yapıları…
Bir üreticinin başarılı olabilmesi için yol, su, elektrik gibi temel ihtiyaçlarının kusursuz olması şart. Bunun üzerine yenilenebilir enerji, otomasyon, iklimlendirme, gübreleme, IoT gibi sistemler eklendiğinde tarım işletmesi aslında bir fabrika hâline geliyor. İşte bu fabrikaların kurulabileceği en doğru yer TDİOSB’lerdir.
Bugün bu bölgelerde kurulan seraların neredeyse tamamı tam otomasyonlu. Dikey tarım, topraksız üretim, kapalı ortam kontrollü sistemler gibi gelecek tarım teknolojilerine en uygun merkezler yine buralar.
Peki üretici için avantaj ne?
Bunun cevabı çok net:
- Bir alt bölge teşvik avantajı
- KDV istisnası
- Vergi indirimleri
- Bedelsiz veya indirimli parsel tahsisi
- Ziraat Bankası’ndan sübvansiyonlu kredi
- KKYDP hibelerinde ek puan
- Düzenli ve planlı üretim
- Enerji maliyetlerinde düşüş
- Modern altyapı, ortak kullanım tesisleri
Kısacası üretici, altyapıyla uğraşmak yerine üretime odaklanıyor.
“Tarım alanları işgal ediliyor” eleştirisi doğru mu?
Bu konu kamuoyunda sık tartışılıyor. Fakat sahadaki gerçek tam tersidir. TDİOSB’ler verimli tarım alanlarına değil, atıl, kullanılmayan, çoğu zaman vasıfsız mera ve hazine arazilerine kuruluyor. Devlet hem tarıma elverişli alanları koruyor hem de tarıma kazandırılmamış alanlarda yüksek katma değerli üretim oluşturuyor.
Dünya tarımı nereye gidiyor? Türkiye nereye?
Hollanda bugün dünyanın en büyük tarım ihracatçılarından biri. Bunun sırrı teknoloji, planlı alanlar ve kümelenme modeli. Türkiye de özellikle modern sera yapımı ve işletme kültüründe ciddi bir ivme kazandı. Hatta bugün Hollanda’ya sera kuran Türk firmaları var.
Ama açıkça söylemek lazım: otomasyon, dikey tarım, sensör teknolojileri, yapay zekâ tabanlı üretim optimizasyonu gibi alanlarda hâlâ dışa bağımlıyız. Bu noktada startupların ve yerli girişimlerin desteklenmesi kritik önem taşıyor.
Geleceğin tarımı nerede yapılacak?
Benim cevabım net: TDİOSB’lerde.
Çünkü…
- Modern üretim burada
- Enerji verimliliği burada
- Dijitalleşme burada
- Planlı üretim burada
- İhracata yönelik kalite standardı burada
Türkiye tarımda güçlü olmak istiyorsa, bu bölgelerin sayısının artması ve doğru sektörlerde uzmanlaşması gerekiyor. Bugün atılan adımların etkilerini 5-10 yıl sonra çok net göreceğiz.
Son söz…
Tarım artık sadece toprağa tohum atmak değildir. Tarım; teknoloji, enerji, lojistik, finansman, pazarlama ve mühendislik bütünüdür. TDİOSB’ler işte bu bütünün en güçlü omurgasını oluşturuyor.
Türkiye tarımda büyük bir dönüşüm yaşıyor ve bu dönüşümün lokomotifi üreticiler değil, doğru planlanmış üretim alanları olacak. Eğer doğru adımlarla ilerlersek TDİOSB modeli Türkiye’yi tarımsal üretim ve ihracatta dünya ligine taşıyacak en önemli araçlardan biri olacak.
